Aşkta kişilerin birbirine dokunması yalnızca tensel değildir.
Kullanılan kelimelerin içeriği, ses tonu ve gözlerdeki farklı bakışların "mana ve ehemniyeti" de sımsıkı bir sarılma kadar sevgiliye "değip" dokunur.
Bir yemekte, eğlence yerinde, yürüyüşte ya da çalışmada ona "beden dilimizle" dokunuruz.
Eline sahiden dokunduğunuzda , o eli "nasıl" tuttuğunuzun hali de bir dokunmadır.
Anlattığınız konular ve sunduğunuz düşünceler bile sevgiliye vücudunuz kadar yakından dokunur.
Ama aşıklar arasında "göze görünmeyen" en önemli dokunma biçimi telefon konuşmalarıdır.
Her gün ve sık sık arayan bir sevgili "ruhunuzu" eller ve sizi bu aşka karşı daha inançlı, daha güçlü kılar.
Çünkü sıcak ve yoğun telefon konuşmaları onu yanınızda hissettirdiğinde bir nevi "dirsek teması" yerine geçer. Hatta bir anlamda "sevişme" demektir ve insan da bambaşka hazda bir doyum sağlar.Buna karşılık sizi "pek" aramayan birisinin aşkına karşı derin ve hüzünlü kaygılar duymaya başlarsınız.Onun çok fazla işinin olduğunu bilmeniz veya telefonda konuşmaktan hoşlanmayan birisi olması gibi "mazeretler" kaygılarınızı yatıştırmaz.
Zira eğer isterse sadece bir dakikalık bir konuşmada bile size dokunup "yüreğinizi tutabileceğini" bilirsiniz. Daha kötüsü onun da bunu bildiğini bilirsiniz.
Ve telefon etmek denince uzak kalan bir sevgilinin, yanınızda olduğunda "yakın" olamayacağının bilinciyle acıyla burkulup , bu aşktan "yüz çevirmeye" hazırlanırsınız.
Aşk , o kadar "telefondur" ki , sevgilinin aramadığı zamanları ayrılık ya da ihanet "işareti" diye algılarsınız.
Aşk ve telefon asla "ayrı düşmediği" için bütün sevgililer arasındaki " neden beni aramıyorsun" veya " ben seni daha çok arıyorum" diye başlayan kavgalar hiç bitmez.
Çünkü aslında bu kavgaların dibinde "artık beni sevmiyor galiba" şüphesinin acıklı telaşı yatar.
Telefonda sevgilinin yüzünü görmeden duyduğunuz sözcükler beklenmedik soru işaretleri veya inanılmaz rahatlamalar sunarak , içinizdeki "denizde" dalgalar yaratır.
Aşk ise zaten bu "meraklı yorumcu" dalgalarla büyür ve yaşar.
Bu yüzden aşıkların telefon faturası kabarıktır. Ve sevgilinin sesini duymak için eli telefona gitmeyen bir aşığın aşkına "kimse inanmaz".
Ve telefon konuşmaları sustuğu zaman AŞK TA "SUSAR" !
Güler KAZMACI
|